ENDÜSTRİ DEVRİMİ KELEBEKLERİ SAHTEKARLIĞI


Bilindiği gibi, Darwinizm'in temelini oluşturan ve evrimleşmeyi sağladığı öne sürülen iki mekanizmadan biri doğal seleksiyon kavramıdır. Doğal seleksiyonun sözde evrimleştirici gücünün en önemli "delil"lerinden biri ise, bir önceki bölümde incelediğimiz Galapagos efsanesinin yanısıra, Sanayi Devrimi döneminde İngiltere'deki Biston betularia türü kelebeklerin renklerinin koyulaşmasıdır. Evrimin birinci dereceden delili kabul edilen bu örnek, biyoloji ders kitaplarının ve evrimci kaynakların hemen hemen tamamında yer alır; çoğu zaman evrim teorisi denilince ilk akla gelen örnektir.

Sanayi Devrimi kelebekleri üzerine yaptığı araştırmalarla ünlenen İngiliz böcek bilimci Bernard Kettlewell, söz konusu örneği, "herhangi bir organizmada şimdiye kadar somut olarak gözlemlenmiş en çarpıcı evrimsel değişim" şeklinde tanımlar

Evrim teorisinin ülkemizdeki önde gelen savunucularından Prof. Dr. Ali Demirsoy ise, bu örneğin doğal seleksiyonun "en çarpıcı örneği" olduğunu savunur. Profesör Demirsoy çeşitli kitaplarında yer verdiği Sanayi Devrimi kelebekleri vakasını şöyle anlatır:

"Bu konudaki en ilginç örnek, bir zamanlar İngiltere'de fabrika dumanlarının yoğun olarak bulunduğu bir bölgede yaşayan kelebeklerde (Biston betularia) meydana gelen evrimsel değişmedir. Sanayi Devriminden önce hemen hemen beyaz renkli olan bu kelebekler (o devirden kalma kolleksiyonlardan anlaşıldığı kadarıyla), ağaçların gövdelerine yapışmış beyaz likenler üzerinde yaşıyorlardı. Böylece avcıları tarafından görülmekten kurtulmuş oluyorlardı. Sanayi Devrimiyle birlikte, fabrika bacalarından çıkan siyah renkli kurum vs. bu likenleri koyulaştırınca, açık renkli kelebekler çok belirgin olarak görülür duruma geçmiştir. Bunların üzerinde beslenen avcılar, özellikle kuşlar, bunları kolayca avlamaya başlamıştır. Buna karşın Sanayi Devriminden önce de bu türün popülasyonunda çok az sayıda bulunan koyu renkli bireyler bu renk uyumundan büyük yarar sağlamıştır. Bir zaman sonra popülasyonun büyük bir kısmı koyu renkli kelebeklerden oluşmuştur." 9

Öncelikle "doğal seleksiyonun klasik bir örneği ve evrimsel biyolojinin muhtemelen en meşhur hikayesi"  ile ilgili evrimci iddiaları ele alalım.
Hikayenin Ortaya Çıkışı



18-19. yüzyıllarda İngiltere'de, fabrikaların kurulması ve sanayi tesislerinin çoğalmasıyla, daha önce yaşanmamış bir sorun olan hava kirliliği ortaya çıktı. Aynı zamanda sanayileşmenin olduğu şehirlerin çevresindeki ortamlarda yaşayan bazı bitki ve hayvanların renklerinde farklılıklar kaydedildi.

18-19. yüzyıllarda İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi, insanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Fabrikaların kurulması ve sanayi tesislerinin çoğalmasıyla, daha önce yaşanmamış bir sorun olan hava kirliliği ortaya çıktı. Manchester, Birmingham ve Liverpool gibi İngiltere'nin başlıca endüstriyel merkezlerinde yoğun bir kirlilik gözlendi. Aynı zamanda bu şehirlerin çevresindeki ortamlarda yaşayan bazı bitki ve hayvanların renklerinde farklılıklar kaydedildi.

Lepidoptera (Kelebekler) takımının Geometridae (Mühendis kelebekleri) ailesine mensup Biston betularia türü kelebeklerdeki renk değişikliği de dikkat çekiciydi. Sanayi Devrimi öncesinde bu tür, büyük bir çoğunlukla üzerinde siyah noktalar olan açık gri renkli bireylerden oluşuyordu. (Bu nedenle "karabiberli kelebek" olarak da adlandırılır.) 1850'li yıllarda söz konusu türün koyu renkli bireyleri azınlıktaydı. Kimi araştırmacılara göre ilk koyu renkli form 1811'de, kimilerine göre ise 1848'de Manchester civarında yakalanmıştı. Bu türün açık renkli bireyleri "tipik", koyu renklileriyse "melanik" şeklinde adlandırıldı. Daha sonraki yıllardaki gözlemler ise, popülasyon içinde koyu renkli formların çoğunluğu oluşturduğunu ortaya koydu. Öyle ki yüz yıl sonra, 1950'lerde bu bölgedeki kelebeklerin %90'ı melanik yani koyu renkliydi. (Çevre kirliliğini önleyici yasaların yürürlüğe girmesinin ve kirliliğin azalmasının ardından bu durum tersine döndü. Açık renkli bireyler, Sanayi Devrimi öncesinde olduğu gibi, popülasyonun çoğunluğunu teşkil etmeye başladı.)

Açık renkli bireylerden meydana gelen bir canlı popülasyonunun zaman içinde koyu renkli bir hale dönüşmesi olgusu, endüstri melanizmi olarak bilinir. Çoğu gececi kelebeklerde olmak üzere yaklaşık 100 endüstri melanizmi örneği bilimsel literatürde yer alır. Kelebeklerin koyu renkli bir görünüm almalarına yol açan da melanin adlı bir proteindir. Aynı türe mensup iki kelebekten koyu renkli olan açık renkli olana kıyasla daha çok melanin üretir.

Doğal seleksiyon doğada var olmayan bir canlı türünü ortaya çıkaramaz, sadece canlı türlerindeki sakat ya da zayıf olan bireylerin ayıklanmasını sağlar. Sanayi Devrimi kelebeklerinin durumu bu konuda iyi bir örnektir. 20. yüzyılın son çeyreğine kadar olan araştırmalara göre değerlendirirsek, Sanayi Devrimi ile birlikte ağaçların renkleri koyulaşmıştır. Dolayısıyla bu ağaçlarda yaşayan kelebeklerden açık renkli olanlar kuşlar için daha kolay görünür hale gelmiş ve kolayca avlandıkları için sayıları azalmıştır. Koyu renkliler ise sayıca artış göstermişlerdir. Elbette ki bu bir evrim değildir. Yeni bir tür oluşmamış, sadece kelebeklerin nüfus oranı değişmiştir.

Kelebeklerdeki renk değişimini ilk olarak İngiliz Biyolog James William Tutt, 19. yüzyılın sonunda, İngiliz Kelebekleri adlı kitabında inceledi.

Adı Sanayi Devrimi kelebekleri ile birlikte anılan araştırmacı ise, 1950'li yıllardaki çalışmalarıyla İngiliz böcek bilimci Bernard Kettlewell oldu. Oxford Üniversitesi'nden Kettlewell tarafından gerçekleştirilen bazı deneyler ve saha araştırmaları konuyu bilim dünyasının gündemine taşıdı. Tahmin edilebileceği gibi, Kettlewell evrimci bir araştırmacıydı ve evrime bir delil bulmak amacıyla yola çıkmıştı.

  Kettlewell, açık ve koyu renkli yüzlerce kelebeği işaretledi ve hava kirliliğinden etkilenmiş ormanlık bir arazide gündüz vaktinde salıverdi. Kelebeklerin ağaçların gövdelerine konuşlandıklarını, kuşların daha belirgin olan kelebekleri daha kolay avladıklarını belirledi.  

Kettlewell aynı deneyi, hava kirliliğinden etkilenmemiş bir ormanda da gerçekleştirdi. Hayvan davranışları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Niko Tinbergen de ona eşlik etti ve ağaçlardaki kelebekleri avlayan kuşların filmlerini çekti. Bu sefer, açık renkli likenlerle kaplı ağaç gövdeleri üzerindeki koyu renkli melanik kelebekler daha kolay fark ediliyordu. Kirliliğin yoğun olduğu ormanda yaptığı deneyin tam tersi sonuçlarla karşılaştı. Açık renklilerin %12.5'ini, koyu renklilerinse %6.3'ünü tekrar yakaladı. Bernard Kettlewell tüm bu verilerin tezini delillendirmeye yeterli olduğunu düşündü ve çalışmalarının sonuçlarını heyecanla ilan etti.

Evrimci çevreler Kettlewell'in çalışmasına sahip çıkmakta gecikmediler. Scientific American dergisi söz konusu araştırmayı "Darwin'in Kayıp Delili" başlıklı bir makaleyle duyurdu. Konuya öylesine bir önem atfedildi ki kısa sürede evrimci literatürün temel örneklerinden biri haline geldi.

Ayrıca, üzerinde durulması gereken apaçık bir gerçek vardır: Kettlewell'in deneylerinde, doğal seleksiyonu kanıtlamak için doğal olmayan yöntemlere başvurulmuştur. Sözkonusu türe ait kelebekler ağaçların gövdelerinde değil, yatay dalların altında uyumaktadırlar; bu suretle kuşlar ve diğer avcı hayvanlardan saklanmaktadırlar. Yapılan deneylerde bu kadar açık bir gerçeğin göz ardı edilmesinin tek nedeni, Darwinist dogmatizmdir. Evrimciler Darwinizm'e delil bulmak için her türlü çarpıtmayı meşru görmektedirler. Buna karşın bilim her defasında evrimcilerin hayallerini alt üst etmektedir.

Fotoğraflardaki Aldatmaca

Son yirmi senedir Sanayi Devrimi kelebeklerinin ağaç gövdelerinde dinlenmedikleri bilinmektedir. Buna karşın yandaki gibi düzmece ve sahte fotoğraflar, evrim teorisine delil üretmek adına, ders kitapları ve evrimci yayınlarda halen kullanılmakta; böylece Darwinizm'in sahtekarlıklar ve skandallarla dolu tarihinde özel bir yeri hak etmektedir.

Sanayi Devrimi kelebekleri denilince, ağaç gövdelerine konmuş kelebek resimleri göz önüne gelir. Evrimin anlatıldığı kitaplarda, açık ve koyu renkli kelebeklerin farklı ağaç gövdeleri üzerindeki fotoğraflarına yer verilir. Bu durumda şöyle bir soru sormak yerinde olacaktır:

"Karabiberli kelebekler" yatay dalların altında gizlendiklerine göre, dikey ağaç gövdeleri üzerinde duran kelebek resimleri nereden çıkmaktadır?

Söz konusu fotoğraflar, geçtiğimiz yarım yüzyıl içinde kelebekler üzerine deneyler yapan çeşitli araştırmacılara aittir. Bu görüntüler iki farklı yöntemden birisi kullanılarak tespit edilmiştir. Daha doğrusu, fotoğraflar bazı hileler yapılarak çekilmiştir.

Bunlardan birincisi, ölü kelebeklerin ağaç gövdelerine iğne veya zamk ile tutturulmalarıdır. (Kettlewell'den sonraki birçok araştırmada bu yöntem tercih edilmiştir.) Ağaçlara iğnelenmiş veya yapıştırılmış ölü kelebeklerin fotoğrafları çekilmiş ve hiçbir açıklama yapılmadan, sanki bu canlılar doğal ortamlarında duruyorlarmış gibi kitaplarda kullanılmıştır. Belgesel film veya televizyon programları için de bu yönteme başvurulmuştur.

İkinci ve diğer teknikte ise, canlı Biston betularia türü kelebeklerin gündüz vakitlerinde hareket kabiliyetlerinin sınırlı olmasından istifade edilmiştir. Oldukça uyuşuk durumdaki hayvanlar el yardımı ile ağaçlara yerleştirilmiş; hareketsiz durduklarından dolayı rahatlıkla fotoğrafları çekilmiştir. Massachusetts Üniversitesi'nden Biyolog Theodore Sargent'in belirttiği gibi, bu şekilde elde edilmiş ve ders kitaplarında kullanılmış pek çok fotoğraf vardır.

California Üniversitesi Moleküler Hücre Biyolojisi Bölümü'nden Dr. Jonathan Wells'in ifadesiyle bu uygulama, "bilim değil, ancak efsane üretimidir".10

Elbette, yapılanlar mazur görülemez. Son yirmi senedir bu kelebeklerin ağaç gövdelerinde dinlenmedikleri bilinmektedir. Yani söz konusu resimler gerçeği yansıtmamaktadır. Buna karşın bu düzmece ve sahte fotoğraflar, evrim teorisine delil üretmek adına, ders kitapları ve evrimci yayınlarda halen kullanılmakta; böylece Darwinizm'in sahtekarlıklar ve skandallarla dolu tarihinde özel bir yeri hak etmektedir.

Evrimci Bir Bilim Adamının İtirafları

 Chicago Üniversitesi Ekoloji ve Evrim Bölümü Profesörü Jerry Coyne,  gerçeği öğrenmesinin ardından hissettiklerini şöyle tasvir etmiştir:

"Son olarak, Kettlewell'in davranışla ilgili deneylerinin neticeleri sonraki çalışmalarda yinelenmedi: kelebekler (kendi renkleriyle) eşleşen zeminleri seçmeye eğilimli değildir. Majerus bu çalışmada başka birçok kusur bulur, fakat bunlar burada sıralanamayacak kadar çok sayıdadır. Kettlewell'in belgelerini ilk defa okuduğum zaman ek problemler ortaya çıkardım, standart Biston (betularia) hikayesini yıllarca öğretmiş olmaktan dolayı utanç duydum... Kişisel tepkim, altı yaşındayken Noel'de hediyeleri getirenin Noel baba değil de babam olduğunu keşfimle birlikteki hayal kırıklığına benziyor."

Ağırlıklı olarak genetik alanında çalışmalarını sürdüren evrimci Profesör Coyne'nin açık sözlülüğü ve samimiyeti ilgi çekicidir. Gerçekler ve şoklardan kaçmadan yaşadıklarını dile getirmiştir. Şüphesiz bilimsel düşünceyi kendine rehber aldığını söyleyen bir evrimciye düşen görev, Coyne'nin duyduğu "utanç" ve "hayal kırıklığı"ndan pay çıkarmak, içi boş Darwinist tezleri objektif ve samimiyetle değerlendirmek ve bir an önce evrimci dogmadan kurtulmaktır.